- Katılım
- 27 Nis 2026
- Mesajlar
- 83
- Tepkime puanı
- 1
- Puanları
- 8
Nasreddin Hoca evinin bahçesindeki ağacın gölgesinde namaz saatini beklerken telaşlı birşekilde kapısının tokmağına vurulduğunu işitir. Hoca, kapıyı açınca komşusunu görür ve;
“Buyur komşu, nedir bu telaşın?” deyince komşusu;
“Sorma Hocam, karımla baldızım saç saça, baş başa dövüşüyorlar.” der.
Bunun üzerine Hoca merakla;
“Komşu, ayıramadın mı?” deyince, komşusu sızlanarak cevap verir:
“Ne mümkün Hocam, bırak ayırmayı yanlarına bile yaklaşamadım.”
“Pekiyi, bu hanımlar ne diye kavga ediyorlar?” deyince komşusu;
“Bilmiyorum Hocam!” der.Hoca bir defa daha sorar:
“Sakın, ‘sen yaşlısın, ben yaşlıyım’ diye kavga etmesinler?” deyince komşusu;
“Yok Hocam, yok başka bir konuda kavga ediyor olmalılar!” der.
Bunun üzerine Hoca rahat bir şekilde konuyu çözüverir:
“Komşum, o zaman telaşlanmaya gerek yok! Konu yaş değilse çabucak barışırlar, belkide şimdiye barışmışlardır bile.” der.
“Buyur komşu, nedir bu telaşın?” deyince komşusu;
“Sorma Hocam, karımla baldızım saç saça, baş başa dövüşüyorlar.” der.
Bunun üzerine Hoca merakla;
“Komşu, ayıramadın mı?” deyince, komşusu sızlanarak cevap verir:
“Ne mümkün Hocam, bırak ayırmayı yanlarına bile yaklaşamadım.”
“Pekiyi, bu hanımlar ne diye kavga ediyorlar?” deyince komşusu;
“Bilmiyorum Hocam!” der.Hoca bir defa daha sorar:
“Sakın, ‘sen yaşlısın, ben yaşlıyım’ diye kavga etmesinler?” deyince komşusu;
“Yok Hocam, yok başka bir konuda kavga ediyor olmalılar!” der.
Bunun üzerine Hoca rahat bir şekilde konuyu çözüverir:
“Komşum, o zaman telaşlanmaya gerek yok! Konu yaş değilse çabucak barışırlar, belkide şimdiye barışmışlardır bile.” der.